ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK'İN ZARARLARI

Bizler aslında renkleri değil, sadece çeşitli objelerden gözlerimize yansıtılan, sonrada gözün arkasında elektriksel titrşimlere dönüştürülen ışık dalgalarını görürüz. Beynimiz ve sinir sistemimiz sadece biyoelektrik impulslar ve biyokimyasal etkileşimler ile çalışır. Bu vücut sistemine dışarıdan elektrik impulsları ve manyetik impulslar verildiğinde sistem tepki verir ve vücutta sinir, kan ve kas reaksiyonlarından kasılmalara, ağrılara, hastalıklara vs. kadar çeşitli reaksiyonlar ortaya çıkar. Özellikle geceleri, vücut gevşediği sırada hücreler titreşim bilgilerini çok daha güçlü algılarlar. Vücudun beyinde bulunan biyokimyasal kontrol güçlerinin elektromanyetik titreşimler ile kumanda edildikleri ve elektromanyetik alanların – özellikle de gece geçirilen rejenerasyon safhasında- hatalı komutlara ve böylece vücutta alerjilere veya kansere kadar varan hastalıklara yol açabilecek hatalı fonksiyonlara yol açabilecekleri bilinmektedir. Hücreler elektromanyetik alanlara maruz kaldıkları takdirde, hücrenin biyoenerjetik sağ spini bir sol spine dönüşür.

Bu olduğu takdirde pH değeri (asit-baz değeri) düşer ve vücut yeterli ölçüde alyuvar ve akyuvar üretemez. Bu durumda bağışıklık sistemimiz zarar görür ve negatif zincirleme reaksiyonlar başlayabilir. Tüm bütüncül kanser terapilerinde daima öncelikle asit faktörleri dengelenir.

Uyku alanındaki elektromanyetik alan yükü günümüzde, odadaki veya yan odadaki (komşu?) modern donanımlar ve her yerde mevcut olan telsiz frekansları nedeniyle kendi vücudumuzdaki sinir hücrelerinin elektrik akımlarından çok daha yüksek olabilir. ABD’de ve İsveç’de yayınlanan araştırmalarda, örneğin lösemi riskinin, manyetik akım yoğunluğu 80 nT (nT=nano Tesla) değerinin üzerine çıktığı takdirde üç kat artacağına kesin gözü ile bakılmaktadır. Bağışıklık sisteminin zayıflaması, alerjiler, uyku sorunları, huzursuzluk, ağrılar, depresyonlar, sırt problemleri, vejetatif distoni, tinnitus, kanser, organ hastalıkları gibi rahatsızlıkların oluşumunda genellikle uyku yeri ve bilgisayar, cep telefonu vs. çevresindeki elektromanyetik alanlar büyük bir rol oynamaktadır. En küçük impulslar bile etkilidir- tek tek veya birlikte. Atmosferden, zeminden, teknik donanımlardan vs. kaynaklanan çevresel uyarılar , atomlar ve hücreler üzerinde ve sonuç olarak vücudun tamamı üzerinde etkili olmakta ve özelliklede sinirleri, hücre ve gen özlerini, metabolizmayı, bağışıklık sistemini, kan yapısını ve kan dolaşımını etkilemektedirler.

Elektromanyetik Alanların iki tür biyolojik etkisi vardır. Birincisi kısa zamanda hissedilen etkiler diyebileceğimiz baş ağrıları, göz yanmaları, yorgunluk, halsizlik ve baş dönmeleri gibi şikayetlerdir. Ayrıca gece uykusuzlukları, gündüz uykulu olma hali gibi neticeler de literatürde yer almakatadır. Diğer bir etki ise moleküller ve kimyasal bağlara, hücre yapısına, vücut koruma sistemine yaptığı ve uzun sürede ortaya çıkabilen etkilerdir.

  • Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda; Elektromanyetik alanların, frekansına, şiddetine, vücut ölçülerine, vücudun elektriksel özelliklerine, mesafesine ve en önemlisi etki süresine bağlı olarak kanser riskini artırıcı etkileri görülmüştür. Buna göre en çok, yüksek gerilim hatlarında veya yüksek gerilim tesislerinde, radyo ve TV vericilerinde çalışanlar tehlikeye maruz kalmaktadırlar.
  • Elektromanyetik kirlenmenin canlılar üzerinde duyu organları ile doğrudan hissedilememesi nedeniyle uzun süreli radyasyona maruz kalmanın kümülatif etkiler oluşturması muhtemeldir. Elektromanyetik radyasyonun vücut tarafından yutulması neticesinde, vücut sıcaklığı, güce ve diğer bazı parametrelere bağlı olarak 0.5-2 °C’ye kadar artabilir. Hastalık olmadan artan bu ısı, pekçok zarara neden olmaktadır.
  • 1
  • Elektromanyetik alan olusturan Radyo Frekanslarının (RF), gözler, sinir sistemi, üreme ile ilgili dokularda, dolaşım sisteminde ve bazı vücut organlarında ciddi etkileri vardır. Genital organlar RF alanlarına karşı çok duyarlıdır. Araştırmalar, çeşitli işlem fazında sperm olusmasının kesildiğini veya durakladığını ortaya koymuştur. Bu morfolojik değişmeler üreme çevriminde, kısırlaşma olarak kendini gösterir. RF hamile kadınların düsük oranında artmaya neden olduğu bilinmektedir. Dolaşım sistemindeki etkinin nefes almada hızlanmaya bazen de gecikmeye neden oldugu gözlenmistir. Böbrek, böbreküstü bezler, karaciger üzerine etkiler konusunda birçok çalısma yapılmıştır. RF alanlarda çalısan personelde özellikle kadınlarda, troid bezi büyümesi gözlenmistir.
  • Radyo Frekanslarının bilinen potansiyel biyolojik etkileri şu başlıklarda toplanabilir:
  • a) Tek bir hücre veya hücre sistemlerini etkiler,

    b) Genetik düzen ve gelişmeyi etkiler,

    c) Gelişmiş organ, doku veya hücre sistemlerini etkiler,

    d) Metabolizma ve düzenleme sistemlerini etkiler,

    e) Moleküler sistemleri etkiler.

  • Elektromanyetik alan maruziyetinin alzhemier hastalığına neden olduğu ihtimali göz ardı edilmemelidir.
  • Çok düşük frekanslı elektromanyetik alanların 4 önemli yönden etkileri incelenmektedir:
  • a) Hücreler arası aktiviteyi etkilemek,

    b) Hormon salgısını etkilemek,

    c) Vücudun koruma sistemini etkilemek,

    d) Embriyonlarda anormal gelişmelere neden olmak.

  • Elektromanyetik alanlar, özellikle cep telefonu, mikrodalga ve bataryanın manyetik alanlarının etkileri; - Beynin fonksiyonlarının elektromanyetik aktivitelerinin (beyin dalgaları) etkilenmesi,
  • - Beynin elektrokimyasının (meletonin seviyeleri) etkilenmesi,

    - Kan beyin duvarı (BBB) geçirgenliğinin etkilenmesi,

    - Hücresel kalsiyum ion konsantrasyonunu değiştirme, İon-protein bağlantısının etkilenmesidir.

    - Cep telefonları, radyasyon yayan tüm cihazlar arasında en “hayatımıza girmiş” görünen, insan vücuduna ve beynine en yakın radyasyon kaynağıdır. - Uzun süreli ve yoğun cep telefonu kullanımı, görme ve duyma bozukluklarından beyin tümörüne kadar birçok ciddi hastalığı tetikleyebilmekte ve genetik yapıyı bozabilmektedir.

    - Cep telefonunun yaydığı Elektromanyetik radyasyon, çocukların beyin aktivitelerinde değişimlere neden olabilmekte, çocuklarda öğrenme eksikliklerine, konsantrasyon bozulmalarına ve agresif davranışlara yol açabilmektedir.

    - Cep telefonları erkeklerin sperm sayısını azaltabilmektedir.

    İnsan organizması sağlıklı ise, tüm hücreler vücuda ait, çok hassas elektriksel titreşim impulsları ile doğal bir uyum içinde birbirleri ile iletişim kurarlar. Ancak dışarıdan gelen olumsuz titreşimlerin hücre üzerindeki etkili olmaları halinde, doğal hücre iletişimi zarar görür. Hastalık bunun neticesi olarak ortaya çıkar. Biorezonans terapi, bu zarar görmüş hücre titreşim sistemi üzerinde düzeltici müdahalede bulunur.

    Yazılım ve Hosting: hozzt.com
    Yasal uyarı