biorezonans

BESİN METABOLIZMASI VE ALERJILER

Bugünkü tarimin sagliksiz ve dogal olmayan ekim ve tohum elde edilme yöntemleri nedeniyle, vücudumuz temel yasam islevlerini yerine getirebilmek için ihtiyaci olan maddeleri alamamaktadir. Üstelik tarimda yapilan genetik oynamalar ve kontrolsüz kimyasal uygulamalar, vücudun isleyisinde ciddi zararlara, hatta vücudun bazi islevlerini yerine getirmemesi gibi bir sonuca kadar yol açmaktadir. Yani herhangi bir gida ile aldigimiz içerik, almamiz gerekenin çok altina indirilmektedir.

Vücudun bunu islemden geçirebilme yetenegi de aksamaya basladigi için neredeyse ihtiyaci olani alamadan, birçok islevini saglikli tamamlayamamakta ve sonuçta hastaliklarin ortaya çikmasina mahkûm birakilmaktayiz. Oysaki birçok organimizin dogru çalismasi yani saglikli olarak hayatimizi sürdürebilmemiz için gerekli besin maddelerini ( vitamin-mineral ve eser elementleri) dengeli bir biçim de vücudumuza kazandirmamiz gerekmektedir.

Özellikle vitaminler vücuttaki metabolizma olaylarının sürdürülesi için gereklidir, mineraller ve eser elementler gibi organizmanın kendisi tarafından oluşturulamazlar.

Vitaminler vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim işlevleri, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması için önemlidir. Ayrıca vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteini kullanmasını da sağlar.

Günümüzde çözülmeyen kilo problemlerinin altında yatan en büyük sebeplerden birisi de vücudun karbonhidrat, protein ve yağı doğru kullanamaması yatmaktadır.

VİTAMİN TÜRLERİ :

1- Yağda çözülenler: Dört vitamin türü yağda çözünür ve bu sayede vücudun yağ dokusunda bulunur. A-D-E-K vitaminlerini vücuda kazandırırken bir miktar yağla almak kullanım sürecini kolaylaştırır. Örneğin salataya az miktar yağ eklemek sindirim sürecinde olumlu sonuç doğurur.

Vitamin

Bulunduğu yer

Kullanıldığı yer

A vitamini

Yeşil sebze, havuç, portakal

Göz ve solunum yolları

D vitamini

Yağlı balık ve süt ürünleri

Kalsiyum metabolizması ve kemik oluşumu

E vitamini

Ay çiçek yağı, yer fıstığı

Antioksidan eksikliğinde önemi görülür.

K vitamini

Yeşil sebze, çay, ciğer

Kanın pıhtılaşmasında, eksikliğinde aşırı kanama görülür.

1- Suda çözülenler: Diğer 9 vitamin türü suda çözünür ve vücutta depolanamazlar. Bunlar; C-B1-B2-B3-B5-B6-B9-B12-Biyotin

Vitamin

Bulunduğu yer

Kullanıldığı yer

C Vitamini

Turunçgiller, koyu yeşil sebzeler ve patates

Derinin esnekliğini verir. Diş etlerinde kullanılır. Antioksidandır ve demir emiliminde kullanılır.

B1 Vitamin

Yumurta, ciğer v.s.
Bira mayası, süt

Büyüme, karbonhidrat metabolizması, sinir sistemi, kalbin işlevleri

B2 Vitamin

Süt, ciğer, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, yoğurt

Büyüme, üreme, sağlıklı cilt, karbonhidrat, protein – yağ metabolizması

B3 Vitamin

Balık, yağsız et, bira mayası, buğday tohumu, incir, kuru erik

Kolesterol ve trigliserit düşürülmesi yağların metabolize edilmesi, cilt, yüksek tansiyonu azaltır, Men’e ve Vertigo semptomlarını azaltır.

B5 Vitamin

Et, tahıl, buğday tohumu, yeşil sebze, fındık

Yara iyileşmesi, enfeksiyonlara karşı, bitkinliği önler kolesterol ve migliseriti düşürür.

B6 Vitamin

Bira mayası, buğday tohumu, yumurta, ceviz, pekmez

Kalp hastalarının riskini düşürür. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Böbrek taşı oluşumunu önler. Protein ve yağ sindirimi, yaşlanmayı geciktirir.

B12 Vitamin

Et, süt, yumurta, balık

Kansızlığı önler, kalp hastalıklarının riskini azaltır. Büyümeyi destekler, enerjiyi artırır, yağ karbonhidrat ve proteinin sindirimini sağlar.

Biyotin

Yumurta sarısı, süt, fıstık ezmesi, biraz mayası

Saçların beyazlamasını önler, kellik için önleyici, kas ağrılarını yatıştırır, egzama ve cilt problemlerini azaltır.

Bg Vitamin
Folik asit

Yeşil yapraklı sebzeler, havuç, yumurta sarısı, çavdar unu

Bağırsak parazitleri ve gıda zehirlenmelerini önler, ciltte faydalı, kansızlığı önler, kalp rahatsızlıklarının riskini azaltır.

NOT:  tabloda bahsedilenler ana vitaminler hakkında kısaltılmış bilgilerdir. Bu vitaminlerin vücutta kullanımı birbirlerini tamamlama esasına dayanır.

 

MİNERALLER :

Vücudumuzun en önemli kısmı sudur. Ancak suyun görev yapabilmesi için tuza da gerek vardır.

TUZ NEDEN GEREKLİDİR ?

Tuz gövdedeki  sıvı dengesinin düzenlenmesinde etkin rol oynayan çok önemli bir maddedir.Yeterli miktarda tuz alınmaması, kas kramplarına, ani bitkinliğe, sersemliğe, mide bulantısı ve tüm vücutta hissedilecek bir hararet ve kurumaya  yol açabilir.İnsan vücudu, terle kaybedilen tuzun geri alınabilmesi için günde ortalama 10 gr. tuza gereksinim duyar. Vitamin, protein, enzim, amino asit, karbonhidrat, yağ, şeker gibi beslenmemizde kullandığımız besin maddelerinin işlevlerini  yerine getirebilmeleri için vücudumuz tuz’a ihtiyaç duyar.
11

Vücutta gerçekleşen bütün oluşumlarda minerallerin yer alması kaçınılmaz olup, mineral eksikliği veya yokluğu, bu besin maddelerinin vücut tarafından  alınamamasına  neden olur.Vücudumuz bazı vitaminleri üretebilmesine rağmen, hiçbir minerali üretme yeteneğine sahip değildir..Tuz , içinde birçok minerali barındıran hayati bir maddedir.Bununla beraber, kullanacağımız tuzda bazı özelliklerin olmasına dikkat etmeliyiz.Rafine edilmiş ve içeriğine birçok kimyasal madde konulmuş rafine tuzlar kesinlikle sağlıklı olmayıp sağlığa ciddi zararlar verebilmektedir .  Hayat için gerekli temel besin maddelerinden biri olan doğal işlenmemiş kristal tuzun hayatın devamlılığını sağlayan çok önemli özellikleri vardır ancak, işlenmiş rafine tuzların zararları dolayısıyla doğal tuz da karalanmaktadır. Çünkü gerçek doğal kristal tuz olmadan hayatın var olması mümkün  değildir.

Sodyum: Tuz eksikliği ağız kuruluğu, halsizlik ve tansiyon problemlerine, çarpıntıya yol açar.
Potasyum: Kanda potasyum azalması uzun süre ishal ve idrar söktürücü kullanımı sonucu görülür. İlk belirtisi kas güçsüzlüğü ve kramplar.
Kalsiyum: Kemik metabolizması ve kaslar için gereklidir. Özellikle kalp kası için çok önemlidir.
Fosfor:  Kalsiyumla birlikte çalışır. Sinir ve kas sisteminde faydalıdır.
Magnezyum: Kalp, kas, solunum ve dolaşımda önemlidir.

 

ESER ELEMENTLER :

Vücutta çok düşük miktarda bulunmasına rağmen çok önemli çok önemli görevler yapan maddelerdir.
Demir: Özellikle kan yapımında çok önemlidir.
İyot: En önemli kaynağı deniz ürünleri ve sofra tuzudur. Tiroit bezinin çalışması için gereklidir.
Çinko: Gelişimde, saç, deri ve tırnakta kullanılır.
Fluar: Kemik ve diş yapımında önemlidir.
Kobalt: B12 vitaminin yapısına katılır. Kan yapımında kullanılır.
Bakır: Kan yapımında, cilt ve kemik oluşumunda, gelişimde (bedensel ve zihinsel ) önemlidir.
Krom: Kolesterol ve trigtiseriti düzenler, kan yağlarını düşürür, şekeri dengeler.
Selenyum: E vitamini ile birlikte çalışır. Antioksiden bir maddedir. Böylece hücre yıkımını yavaşlatır. Kalp kasını kuvvetlendirir.
Monganet: kemiklerde ve birçok enzim yapısında kullanılır.
Molibden: Nabız, solunum dengelemede, gece körlüğünde faydalıdır.
Silisyum: Gelişimde, kemik, kıkırdak ve bağ dokusu yapımında kullanılır.
Arsenik: Eser element olduğu sonradan kabul edilmiştir. Fosfolipit metabolizmasında etkili olduğu düşünülmektedir.
Bonon: İnsanda makromineral metabolizmasında, steroid hormon metabolizmasında etkili olduğu bulunmuştur.
Nikel: b12 vitamin ile birlikte kullanılır. Büyümede ve demir ve calsiyumun kullanımında etkili olduğu bulunmuştur.
Vanedyum: Bazı enzimlerin işlev görmesi için gerekli olduğu saptanmıştır. Sodyum – potasyum dengesi ve tiroit fonksiyonu dengesi için öenmli olduğu saptanmıştır.
Yani bu maddelerin vücuda gerçekten yararlı olabilmeleri ve kullanılmaksızın idrar yada dışkıyla atılmamaları için, alınması gerekli miktarların yanı sıra doğru kullanılabilmeleri de önemlidir.
Dengeli beslenme ile vücuda yaşam için gerekli olan tüm maddeler sunulsa bile esas problem vücudun bunları kısmen kullanabilmesidir. Bu ise başını alerjilerin ve obezitenin çektiği metabolizma hastalıklarına yol açmaktadır. Bu gibi yaşamsal maddelerin eksikliğini saplamak ve bu maddelerin vücut tarafından kullanımını kolaylaştırmak Biorezonans Terapi tekniği ile çok pratik ve kolaydır.

Yazılım ve Hosting: hozzt.com
Yasal uyarı